” Hiçbir şey istemiyorum. Hiçbir şey bana cazip görünmüyor. Günden güne miskinleştiğimi hissediyorum ve bundan memnunum. Belki bir müddet sonra...
Hey anavatandan ayrılmayanlar
Bulanık dereler durulmuş mudur?
Dinmiş mi olukla akan o kanlar?
Büyük hedeflere varılmış mıdır?
...
Geç oldu ama. saat… altıya on var evdekiler şimdi meraklanıyorlardır
Koşamam ya içeri girdim mi üzüntüler unutulur. annemin yüzü güler. babam odadan kim gelen? diye sorar. iyi, iyi. hepsi bu. nerede kaldığımı bile sormazlar. bu güvende sıkıcı, küçültücü bir şey var. oysa biliyorum, babam üzülüyor. saat beşi geçti mi aklına binbir kötü şey geliyor. yinede çocuklara güven ilkesi’nin dışına çıkmaz. ah, babamın şu ilkeleri…
Sonra odam: masa, karyola, kitaplar. benim inim. bu gece bir kapansam oraya. üzgünüm. ama çok kalamam. sami kapıyı yumruklar: ‘yemeğe, yemeğe. canım istemiyor desem başıma toplanırlar.
Kadınların neden evlendiklerini anlıyorum: yalnız kalabilmek için ..